Bülten 5

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2023 yılı için % 58,46 (elli sekiz virgül kırk altı) olarak tespit edilmiştir. 

554 Sıra Nolu Vergi Usul Genel Tebliği İçin Tıklayınız.

Bülten 4

Anonim ve limited şirketler için en az sermaye tutarlarının arttırılmıştır. Anonim şirketler için 50.000,00-TL öngörülen en az sermaye tutarı 250.000,00-TL’ye, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde 100.000,00-TL olarak öngörülen en az başlangıç sermayesi tutarı 500.000,00-TL’ye yükseltilmiştir. Limited şirketler için 10.000,00-TL olarak öngörülen en az sermaye tutarı 50.000,00-TL’ye yükseltilmiştir.

Anonim ve Limited Şirketler İçin En Az Sermaye Tutarının Artırılmasına İlişkin Karar İçin Tıklayınız.   

 

Bülten 1

GECİKME ZAMMI ORANINI AYLIK %3.5, TECİL FAİZİ ORANINI YILLIK %36 OLARAK BELİRLEYEN DÜZENLEMELER YAYIMLANDI

(7782 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Seri:C Sıra No:7 Sayılı Tahsilat Genel Tebliği 14/11/2023 Tarih, 32369 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanmıştır.)

Yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesinin birinci fıkrasında yer alan gecikme zammı oranı, her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere %3,5, 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine istinaden 14.11.2023 tarihinden itibaren yapılacak müracaatlara dayanılarak tecil edilen amme alacaklarına yıllık %36 oranında tecil faizi uygulanacaktır.

SERMAYE ŞİRKETİ KANUNİ TEMSİLCİLERİ ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMİRLERİNDE TARTIŞMALI HUSUSLARIN YARGI KARARLARI IŞIĞINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Ödeme emri, vergi icra hukukunda tahsil aşamasının önemli bir aşamasıdır. Ödeme emri esasında bir idari işlem olduğundan çalışmamızda öncelikle ödeme emrinin bu hususu açıklanmaya çalışılmıştır. Ödeme emrinin hukuksal niteliğini belirlemek büyük önem taşımaktadır. Çalışmamız sermaye şirketi (Anonim ve Limited Şirket Özelinde) kanuni temsilcileri adına düzenlenen ödeme emrine yoğunlaştığından, kanuni temsilcilerin sorumlulukları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında ele alınmıştır. Çalışmamızın son bölümünde ise idare tarafından kanuni temsilciler adına düzenlenen ödeme emirlerinde yaşanan uyuşmazlıkların güncel yargı kararları ışığında açıklanmıştır.  

 Anahtar Kelimeler: Ödeme Emri, Kanuni Temsilcilerin Sorumlulukları

SERMAYE ŞİRKETİ KANUNİ TEMSİLCİLERİ ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMİRLERİNDE TARTIŞMALI HUSUSLARIN YARGI KARARLARI IŞIĞINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

SERMAYE ŞİRKETLERİNDE KAR PAYI DAĞITIMINA İLİŞKİN HUKUKSAL YAPI VE İŞLEYİŞ

Türk Ticaret Kanunu’nda şirketlere ilişkin esaslara yer verilmesine rağmen şirketin tanımına yer verilmemiştir. Borçlar Kanunu’nun 620’nci maddesi ise şirketi bir sözleşme olarak nitelendirmiştir. İlgili maddeye göre; şirket iki veya daha fazla kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emek veya malları birleştirmeyi yükümlendikleri bir sözleşme olarak şirketin tanımana yer verilmiştir. Şirket ortaklıkların amaçları şirket türüne göre değişiklik gösterebilmektedir. Çalışmamızın konusunu oluşturan anonim şirketler kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik faaliyeti yerine getirmek amacıyla kurulabilir. Ekonomik faaliyetlerin devamı için ise güçlü ve istikrarlı bir mali yapının gerekliliği tartışmasızdır.  Güçlü ve istikrarlı bir mali yapı için ise sermayenin yeterli olmasının yanında mevcut sermayenin korunması ve geliştirilmesine bağlıdır. Her ne kadar sermayenin korunması çok önemli olsa da, şirketlerin esas kuruluş amaçlarının kar elde etmek olduğu bertaraf edilmemelidir.   Bu açıdan pay sahibi olmanın, yani şirket kurmak veya kurulmuş bir şirkete ortak olmanın temel amacı da kâr elde etmektir. Yukarda bahsettiğimiz sermayenin korunması, işletmenin devamlılığı ve fon açığının olduğu dönemlerde faydalanabilmek için, şirket karının belli bir kısmı yedek akçe olarak bırakılır.   Çalışmamızın konusunu şirket karının ve bu kardan pay alma hakkına sahip kişilerin kimler olduğu ve bu paylaşımın da hangi nispetler dâhilinde gerçekleştirilmesi gerektiğidir.  Öte yandan Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanmasında tartışma konusu olan hususlar doktrinde yer alan çalışmalar ve yargı kararları ışığında değerlendirilmiştir. 

Anahtar Kelimeler: Kar Dağıtımı, Sermaye Şirketleri

SERMAYE ŞİRKETLERİNDE KAR PAYI DAĞITIMINA İLİŞKİN HUKUKSAL YAPI VE İŞLEYİŞ